Sen Kimsin Fragmanı izle
Şubat 16th, 2012 | yazan: güncel haberler
Aralık 12th, 2011 | yazan: güncel haberler
Bir hayat kadının ‘kayboluş’tan ‘çıkış’ı aradığı üç karakterli kimlik mücadelesini merkezine alan “Claire Dolan”, Chantal Akerman ile Michelangelo Antonioni’nin geleneklerini akla getiren hafif gerilimli iskeletiyle Lodge Kerrigan’ın modern sinema hayranlığını ortaya koyuyor. Filmin yapısında röntgenci kamera, uzun planlar ve solgun renkler birinci sırayı alırken, bunların ardına da sahip, sevgili gibi karakter çözücü tiplemeler gerçekçi bir şekilde yerleştirilmiş. “Claire Dolan”, hayat kadını hikayesi anlatan yapıtların ‘kurtuluş’ amaçlarından tekinsiz bir atmosfer yaratarak kendine özgün bir yol belirlemiş.
Kasım 25th, 2011 | yazan: güncel haberler
Amerikan ana akım sinemasının karşısında durarak 70’lerde çığır açan Terrence Malick, kariyerinin 30 senedir proje aşamasındaki beşinci filminde adeta döktürüyor. “Hayat Ağacı”, evrim teorisi ve paralel evren gibi kavramlar üzerinden yürüyen nihilist ve eklektik bir bilimkurgu olarak anılabilir. Çokça “2001: Uzay Yolu Macerası”nın ruhunu hatırlatsa da esasen yönetmenin Michelangelo Antonioni, Jean-Luc Godard, Andrei Tarkovsky, Alain Resnais gibi modern Avrupa sinemasının auteurleriyle benzerlik gösteren kariyerinin en uç noktalarından biri kıvamında. Ses, kurgu, sinematografi ve müzik konusunda akıl sır erdirilemeyecek yollar açan Malick, ayrıksı bir üslup ve film modeli yaratmış. “Hayat Ağacı”, Amerika’nın sosyopolitik tarihçesi üzerine sert bir kroşe olarak görülebilir. Aynı zamanda ‘çekirdeğinden çıkıp devasa binalar arasında mahkum olmaya kadarki süreçte insanoğlunun en sancılı dönemi hangisidir?’, ‘evrim teorisine göre tek tip insanlar ve tutucu ailelerin yaratımıyla makineleşme çok öncesinde başlamış olabilir mi?’ gibi konuyla ilgili daha önce sorulmamış soruların izinde oluşan sersemletici metinleri de dikkat çekici filmin. Başlı başına bir sinema meditasyonu, bir sezgisel yolculuk, bir evrim senfonisi ya da nesiller geçtikçe değerine değer katacak bir başyapıt izlemeye hazırlanın! Filmin fragmanı için tıklayınız...Sinemanın bütün hikaye anlatma gereklerini yıkıp, onlarından her birinden incelenesi ayrı bir damar oluşturan Terrence Malick, 70’lerden bu yana formüllerle ve seyirciyle başı dertte bir ustadır. Onun auteur sineması içindeki duruşuyla herhangi bir kesmi kolaylıkla yakalabildiği görülmemiştir. Bunun da sebebi 1972’deki ilk filmine kadar hakim olan ana akım anlatı tekniklerinin tamamını tersinden kullanmasıdır. Lafın özü Jean-Luc Godard, Michelangelo Antonioni, Andrei Tarkovsky kadar yapıbozucu bir modern sinema aşığıdır kendisi.Evrim teorisi odaklı filmler 2000’lerde arttıBu dönemde Martin Scorsese, Robert Altman ve Peter Bogdanovich ile birlikte ‘Avrupa sinemasındaki yönetmelik algısını Hollywood’a taşıma’ konusunda ekol oluşturan Malick, aynı zamanda da bu eğilimin en nev-i şahsına münhasır ismidir. Onu birkaç cümlede incelemek ya da analiz etmek çok kolay değildir. Ancak “Hayat Ağacı”na (“The Tree of Life”, 2011) bakınca üstadın ruhuna yaraşır bir ‘evrim teorisi meseleli meditasyon’ görebilmek mümkün. Film de aslında ‘hikaye kurgusu’, ‘ses kullanımı-işitsel yapı’, ‘görsel yapı’, ‘sezgisel yolculuk’ ve ‘cümleler üzerinden yürüyen dramatik yapı’ kollarından beş kanal açarak yorumlanabilir.Öncelikle Terrence Malick’in ‘katil aşıklar filmi’, ‘western’, ‘savaş filmi’ ve ‘tarihi-dram’ noktasında yaptığı entelektüel-alternatif duruşların ardından burada bilimkurguya kendi çerçevesinden bakmasına değinmek lazım deriz. Halihazırdaki ürünün de “2001: Uzay Yolu Macerası” (“2001: A Space Odyssey”, 1968) sonrası artan evrim teorisi ve paralel evren temalı filmlerin en ayrıksı ve zor versiyonunu sunduğu bir gerçek. “Kaynak” (“The Fountain”, 2006), “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi” (“The Curious Case of Benjamin Button”, 2008), “Bay Hiçkimse” (“Mr. Nobody”, 2009), “Deccal” (“Antichrist”, 2009) gibi son dönemde bu alanda söyleyecekleri olan özgün eserlerin bir bakıma Malick temsilini oluşturmuş bu yapıt.Mistik ve teolojik bir zeminEvrim üzerinden 1950’ler ve günümüz Amerika’sını karşılaştıran bir söylem üreten yönetmenin, fazlasıyla duyusal ve hipnotik bir yeti oluşturduğu kesin. O noktaya ulaşırken Kubrick’in epizodik anlatısına yanaşmaktan ziyade onun özündeki temaları alan üstadın, Amerika’nın Batı’sındaki düzen ile ilgili daha önce de gözlemlediğimiz sorunlarını yine orada konuşlanan bir aile üzerinden canlandırdığı bir gerçek. Hedefi ise banliyö yaşamındaki din, aile, şiddet gibi temalarla olan dertlerini mistik ve teolojik bir zemin üzerinden canlandırmak. Bunu yaparken bir bakıma ‘Vahşi Batı’ algısından yükselen Texas kavramı üzerine her zamanki gibi bir ‘Yeni Amerika’ duruşu oluştururken ‘ruhu ilkel, at üstündeki dönemle aynı kalan insanlar’ın analiz ettiği görülebiliyor.Temasal anlamda birazcık Tennessee Williams’ın 1950’lerde sinemaya verdiği uyarlamalarla haşır neşir gözüken dramatik yapının aslında yönelimi çok farklı. Zira oralardaki özel hayattan ziyade ataerkil aile yaşamındaki muhafazakar ve baskıcı iradeyi masaya yatırmak istemiş Malick. Bunun için oluşturduğu tabanından da kapitalizm-küreselleşme patlaması yapan günümüz dünyasına kadar uzanan bir omurga oluşturmuş.
Kasım 14th, 2011 | yazan: güncel haberler
Çok beğenilen bir oyun daha beyaz perdede!Filmi yapılan oyunların sonu gelmiyor! İşte sinemaya taşınmaya hazırlanan son oyun...Ubisoft ve Sony Pictures anlaştı ; çok sevilen oyun Assassin's Creed de beyaz perdeye aktarılacak oyunlar arasına katılıyor.
Kasım 5th, 2011 | yazan: güncel haberler
Yapımcı firma Metro-Goldwyn-Mayer'in mali sorunları nedeniyle geçen yıl askıya alınan James Bond serisinin yeni filmi hakkındaki ayrıntılar belli oldu. Türkiye, Çin ve İskoçya'da çekilen 23. James Bond filminin adı Skyfall olarak açıklandıFilmin yönetmenliğini 'American Beauty' (Amerikan Güzeli) filmiyle Oscar kazanan Sam Mendes yapacak.Daniel Craig'in bir kez daha James bond rolünde yer alacağı filmde Ralph Fiennes, Albert Finney ve Javier Bardem'in rol alacağı da kesinleşti. İngiltere'de 26 Ekim 2012'de, ABD'de ise 9 Kasım 2012'de seyirciyle buluşacak filmde Judi Dench yine Bond'un patronu "M" rolünde görülecek. Bond kızları ise Berenice Marlohe ve Naomie Harris olacak.Mendes ve Craig daha önce "Road to Perdition" (Azap Yolu) adlı filmde birlikte çalışmışlardı.Gelecek yıl aynı zamanda Bond serisinin başlamasının 50. yılı kutlanacak. James Bond filmlerinin ilki olan "Dr. No" 1962 yılında çekilmiş, ünlü gizli ajanı efsanevi aktör Sean Connery canlandırmıştı